|
Çocuklar
ne çok oynarlar değil mi? Bazen yetişkinler olarak onların bu
bitip tükenmeyen oyunlarının amaçsız aktiviteler olduğunu
düşünürüz. Ama onlar aynı fikir de değildir. Oyun oynarken sanki
dünyanın en önemli işini yapıyormuşçasına meşguldürler.
Seslendiğinizde duymazlar veya “şimdi gelemem şu anda oynuyorum,
görmüyor musun?” diye azarlayıverirler sizi. O sabahtan akşama
dek süren oyunlar hiç bitmez!
Biz her ne kadar ciddiye almazsak da onlar haklıdır. Gerçekten
de kendi ruhsal
gelişimleri için çok ciddi bir etkinlik halindedirler. Oldukça
yoğun bir öğrenme süreci içindedirler. 17 yaşına dek gelmiş bir
insanın o ana dek öğrendikleri araştırıldığında 4 yaşına dek
öğrendiklerinin % 50 sini öğrendiği, 8 yaşına dek ise % 80’ini
öğrendiği anlaşılmıştır. O halde oyun denilen bu doğal öğrenme
ortamını biz de onlar kadar ciddiye almak durumundayız.
Biz
yetişkinlere düşen ise onların oyunlarına yeterli saygıyı
göstermek, zaman zaman onlarla birlikte oynayarak yetenek ve
gelişimlerine katkıda bulunmak ve doğru zamanda doğru
oyuncaklarla karşılaşmana fırsat sağlamaya çalışmaktır. |